Ayşe Nur Akdemir

Ayşe Nur Akdemir
@aysenurakdemir
Nevşehir, Türkiye
30 Ekim
2 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Zamanla geçmeyen şeyler var. Solmaz, yumuşamaz veya anıya dönüşmezler. Her zaman sert ve büyüktürler, bir insanın karnında ve göğsünde bir heykel gibi dururlar ve orada gürlerler. Unutulmuş olabilirler ama onları hatırlayınca şu ana taşınırlar ve her zaman sanki tam şimdi meydana geliyormuşçasına büyüktürler.
Alıntı
Reklam
Bir kitabın rastgele açtığım 188.sayfası beni delip geçmekte fazlasıyla başarılı oldu. Oğlunun lösemi tanısı almasından korkan anne ve babanın kısa süreli korkusu... Peki siz ne yaşamıştınız? Küçük bedenin nasıl dayanmıştı onca acıya? O vücudundaki izler nasıl derin yaralar açtı ruhunda? Peki annen,baban? Çok uzun süre kınadığım o insanlar nasıl bi korkuyla baş ettiler acaba? Sadece gözlerimi kısıp her şeyden uzaklaşmak, hiçbir şeyi düşünmemek ve tüm hafızamı silmek istiyorum galiba şu an. Ben çok iyiydim aslında biliyor musun? Ama bugün onca şeyle nasıl baş edeceğimi bilmeyen, hiç öğrenememiş, ürkek bakışlı, sürekli gözlerini kaçıran bir kız çocuğu olarak açtım gözlerimi. Aldığım nefes eski günlerdekinden de güçlü battı göğsüme.
Kişiliğimiz, yaşamımız boyunca ayırt etmesi zor ya da imkansız olan tohumlardan gelişir, kim olduğumuzu ise sadece eylemler ortaya çıkarır. Bizler, dünyanın yaşamını besleyen ve tüm değişik, mükemmel ve kötü şeyleri meydana getiren güneş gibiyiz; rahimlerinde sayısız mutluluk ve acıya katlanan anneler gibiyiz. Başta içimizde neyin sevap neyin günah, neyin kader neyin iyi neyin kötü olduğunu bilmeyiz, ilkbaharın neler getireceğini sadece sonbahar gösterebilir, sabah neyin başlayacağı sadece akşamdan görülebilir.
Sayfa 198
Alıntı