Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hiçbir yetenek bedelsiz olmaz. Duyarlı ve hassas biriyseniz, size süper güçler veren, derin işleme gücü olan beyninizin dezavantajı, işte bu bedeldir. Gördüğünüz üzere bu beyin zihinsel enerji tüketir, neredeyse her zaman deli gibi çalışır ve nihayetinde sık sık istirahate ihtiyaç duyar. Bunun da ötesinde, bir alana ihtiyaç duyar. Biraz fazladan zaman, sabır, sessizlik ve sakinlik ister. Bu koşullar sağlandığında zihin, her bir bilgiyi en yüksek seviyede işleyerek dâhiliğe doğru kanatlanır.
Hassas yerine karşılık veren/tepkisel demek daha uygun düşer. Vücudunuz ve zihniniz, çevrenizde olup bitenlere daha fazla karşılık veriyor demektir. Kalp kırıklığına, acıya, kayıplara daha fazla tepki verirsiniz. Ama aynı zamanda güzelliğe, yeni fikirlere ve neşeye de daha fazla tepki verirsiniz. Başkalarının yetindiği yerde siz derine inersiniz.
Duyarlılık veya hassaslık, bir insanın çevresini yani içinde bulunduğu ortamı derinden algılama, işleme ve ona tepki ya da karşılık verme yeteneğini tanımlar. Bu yetenek iki düzeyde gerçekleşir:
1) Duyulardan bilgiyi almak,
2) alınan bu bilgiyi etraflıca düşünmek veya bu bilgiyle başka anılar, bilgiler veya fikirler arasında çeşitli bağlantılar bulmak.
Hassas veya duyarlı insanlar bunları sıkça yapıyorlar. Doğal bir şekilde çevrelerinden gelen bilgileri alıyor, daha derinden işliyor, nihayetinde bu bilgi tarafından daha fazla şekilleniyorlar. Bu derin işleme genellikle bilinçsizce gerçekleşiyor ve pek çok hassas birey bunun farkında bile değil.