Ayşe Karapinar

Ayşe Karapinar
@ayseozlem
Akan her yeni bilgiye anlamlı bir şekilde karşılık veremeyen ve aşırı uyarılan vatandaşlar “usanmaya” meyilli hâle geliyordu, yani kısacası duyarsızlaşıyorlardı. Bu insanlar duygularını bastırmayı, birbirleriyle yalnızca amaca yönelik iletişim kurmayı ve karşısındakine önemsememeye öğreniyordu.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Simmel’e göre inovasyon bize daha fazla verimlilik vermekle kalmamış, insan beynini ve ayak uydurma becerisini kısıtlayan bir dünya da sunmuştu. Simmel, gürültülü, hızlı ve her şeyin delicesine planlandığı dünyada “iç ve dış uyaranların” mütemadi akışına maruz bırakıldığımızı dile getirdi. Çağının ötesinde bir bakış açısıyla, insanların “zihinsel enerji”lerinin kısıtlı olduğunu ve pek çok uyaranla dolu bir ortamın bu enerjinin çoğunu emdiğini iddia etmişti.
Sayfa 20·Kitabı okudu
“Kaosa dayanamıyorum. Gürültülü ortamlardan nefret ediyorum. Sanat beni gözyaşlarına boğuyor. Hayır, ben deli değilim. Ben hassas ve duyarlı kişinin ders kitaplarında yer almalık tanımıyım.” -Anne Marie Crosthwaite
Sayfa 19·Kitabı okudu
İster kadın olalım ister erkek, hepimiz, doğduğumuz andan itibaren toplumsallaşma vasıtasıyla cinsiyetçi düşünce ve eylemi kabul etmeye yönlendiriliyoruz.
“Feminizm cinsiyetçiliği, cinsiyetçi sömürüyü ve baskıyı sona erdirmeye çalışan bir harekettir.”