Ayşe ozturk

Ayşe ozturk
@ayseozz47
Hiç bir sebep aramadım insanlığı sevip sahiplenmek ve güzelleştirmek için
şairlerin ütopyasi
geceleri gelinlik giyen şehir , Mardin,
14 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
ELEŞTİRİDİR:
Geneli tartışılacak kitaplar okumadığı için burasını yalnızca aşk alıntılarını paylaşabilecekleri yer olarak görüyorlar. (Onların Okuduklarını küçümsemiyor ancak yeterli bulmuyorum.) okumak yalnızca kelimeleri görebilmek değil, onları anlamlandırmaktır. Ve anlamlandırmak tek zihinle yapıldığında atomize bir yapıya indirgenir. Yani okumak gözün fiili değil, zihin bir eylemi olmalıdır. Biz böyle okuyoruz. Bunu yapamayan biri için okumak yalnızca “tıktır, beğenilme umududur, tatmin meselesidir, süstür.”Benim okuduğum tarzda ve ya daha farklı alanlarda okuyanlar bilecektir ki bir cümleden 5 paragraf yazı yazabilir, başka dünyalar görebilir, yeni evrenler kurabilir, ütopyalar yaratabilir, bir cümleden yüz farklı anlam çıkabilir. Bunu göremiyorlar. Başlıca eleştirimiz budur. Göremedikleri için de yorumlarda fikirlerini paylaşan, iletişim kurabilen insanlar onlara garip geliyor. Beynimin içini susturabilmek adına bu uygulamada fikir belirtilmeye, insanlardan fikir alışverişi yapmaya çalışıyorum. Bunu yaparken de beynimi susturmuyorum, daha fazla konuşturuyorum. Bu tarz bir çok dostumu görüyorum. Umut vericidir. Bu bile toplum içerisindeki kötülüklere karşı bir direniştir. Adalet, hukuk, siyaset, sanat, edebiyat arayışı insanların birbirine bir şeyler anlatabildiği sürece gelişir. Keşke herkes bir şeyleri paylaşacak bilinçte ve bunu tartışabilecek zihniyete sahip olabilse. Zaten tartışma kültürünü yaygınlaştıramadığımız, birbirimizi anlamaya çalışmadığımız, kolayı yiyip, zordan kaçtığımız, anlamı garipseyip, tekrardan diyorum ütopya yaratamadığımız bir çağdayız. Başkalarının bakışıyla zenginleşebilmeyi olumlu buluyoruz. Bu karanlıktan yalnızca iletişimimizi arttırıp gerçek bir toplum olabildiğimiz sürece çıkabiliriz. Yüzeyselliğe kapılıp, Başkalarına şirin gözükmeyi
Alıntı
Ayşe ozturk
Katılıyorum fakat okudukları sadece aşk kitaplarıyla ona göre bir alıntı veya inceleme yapacaklardır bazıları.
Reklam
Belli ki dış görünüşüne önem vermeyen; üstü başı dağınık, saçı sakalı kir içinde bir bey amca görmüştüm. Kimi geceler dışarıda uyur, kimi günler kaybolurdu ortadan. Yine bir gün dışarıda yağmura çamura aldırış etmeden sırt üstü uzanmış elleriyle islanan kağıttan bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Tüm cesaretimi toplayıp konuşmaya gittim. Tüm cesaretim diyorum çünkü insanlar ondan kaçardı genelde, bir keresinde dayım ile onun yanından neden hızla geçtiğimizi sorduğumda bana bey amcadan kötü bir koku geldiğini söylemişti. Oysa ben yalnız bir adamın kokusunu duymuştum kendi içimde. Küçük adımlarla gittim yanına şöyle bir doğruldu baktı bana: "buyur evlat" dedi. Heyecanlandım, hatırlıyorumda o an, islanan kağıdı ne yapacaksınız diyecektim. Sert tonda buyur evlat demesi korkutunca beni "yağmurda neden uzanıyorsunuz" deyiverdim. Uzun uzun baktı bana. Yumuşak bir sesle: "Sen yağmuru pencere arkasından izlediğinde hissedebiliyor musun?" dedi. Düşündüm, üzerime yağan şeyin beni ne kadar rahatlattiğini hissedince cevap veremedim. Aradan yıllar geçti ve şimdi şimdi 24 yaşındayım. Hayattan sıkılıp çok yorulduğum zamanlar aklıma söylediği şey gelir hep, yaşadığım hayata pencerenin arkasından baktığım. Ve yine yıllar sonra bir gece Jorge Luis Borges'in Anlar şiirini ilk okuduğumda aklıma o bey amca gelmişti, sanki hayatı ikinci kez yaşıyordu. Belki de o gün korkmayıp cevap verseydim, hayat için vereceğim birçok mücadelenin boşuna olucağını hayattan sıkılmak istemiyorsam önümde duran tek şansı ikinci kez yaşıyormuşum gibi hissetmem gerektiğini söyleyecekti. Anlar; Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya, İkincisinde daha çok hata yapardim. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadıgım kadar, Çok az şeyi ciddiyetle yapardım. Temizlik sorun bile
Edebiyat
Ayşe ozturk
Şimdiki zamanı geleceğin provası gibi yaşayışlarımiz dir belkide bizi bizden uzaklaştıran.