ayşe pelikli

ayşe pelikli
@aysepelikli
BİTMEYEN DANS
Hayat dansı hiçbir zaman durmaz. Ama bir gün hepimiz birer birer sahneden ineceğiz. Daha önce inen o en büyük dansçılar gibi. Sahneden indiği bile fark edilmeyen o insanlar gibi. Ancak sahneden inene kadar hepimizin hayat dansı, her an devam ediyor. Bu dans, siz durduğunuzda bile durmaz. Dansa bir an önce adapte olup bir yerinden yakalayabiliriz. Koreografiyi baştan yazabiliriz. Sahnenin neresinde duracağımıza karar vermek için hiçbir zaman geç değil. Bu devasa hayat sahnesinde herkese yer var. Korkmayın, hepimizin kendine ait bir sahnesi var. Tamamı için aysepelikli.com/post/bi-tmeyen-...
Reklam
BEN YALNIZ BİR KIZIM
Ekim 2022 Ben yalnız bir kızım, yapayalnız Kimse sallamıyor salıncağımı Bakıyorum dünyaya Şiir yazıyorum ya hani Şu kadar yalnızım diyeceğim, bu kadar yalnızım diyeceğim Benim kadar yalnız bir şey bulamıyorum Benim huzurumu çalıyorlar Dostluğumu çalıyorlar Keyfimi çalıyorlar İyi niyetimi çalıyorlar Umudumu da alıp benden gidiyorlar Çok isterdim biri beni çok sevsin Bi de uzun uzun dinlesin Bütün yalnızlığımı dinlesin Sonra yalnızlığımı alıp götürsün benden Kendi gelsin Çok isterdim Ayşe PELİKLİ aysepelikli.com/blog/categories...
BEN BU YAZIYI DAHA ÖNCE YAZDIM
... Bu mavi gezegenin, içinde olup bitenlerden zerre kadar haberi yok. Bizim kullandığımız anlamıyla dünya, aslında bizim gördüğümüzdür. Yani tek bir dünya yoktur. Herkesin kendi dünyası vardır. Fakat tüm dünyalar birbirini etkileyerek kolektif bir dünya oluşturur. İşte siz kendi dünyanıza güzelliklerle, umutla bakarsanız dünyanız da size güzelliği ve umudu getirir. Herkesin kapısının önünü süpürdüğü bir sokağın tertemiz olması gibi herkesin umutla baktığı bir dünya da kocaman bir umuda dönüşebilir. Tamamı için aysepelikli.com/post/ben-bu-yaz...
Masal
Şubat 2022 Büyük bir kasırgada kaybolmuş bir diyarda Yüzyıllardır yüzmeyen bir deniz kızı varmış Bilmediği bir sebepten sularda dışlanırmış Kimse görmesin diye geceleri yaşarmış Gündüzleri uyuyan kız bir dalgayla sarsılmış Kızıl suları görünce deniz yanıyor sanmış Bir de bakmış karşıda ateşten bir top durur İner denize doğru suları yakar kavurur Yüzmeyen deniz kızı kulaçlarını atmış O yüzdükçe uzaklaşan topa ulaşamamış Ertesi gün yine yüzmüş yine kaçırmış topu Gece olunca tutmuş dolunayın yolunu Dolunay kıza demiş ki onun adı güneştir Güneş benim kaynağım, dünyanın esiridir Güneş her gün dans eder dünyanın çatısında Bana da ışığından vermek zorunda hala Neden demiş ama kız neden aldı bu cezayı Çünkü demiş dolunay, emaneti korumadı Ona verilen kızıl rengi dünyaya saçmalıydı Ama o bir deniz kızının saçlarını boyadı Anlamış ki deniz kızı güneş onun aşığıymış Bir periden dinlemişti, aşıklar kavuşmazmış O yüzden ne kadar yüzse ona ulaşamazmış
“TÜM EMEKLERİME DEĞDİ”
Hayat, sabırla ve güvenle yapacağımız bir puzzle gibidir. Bazen yapasımız gelmez, bazen doğru parçayı uzun süre bulamaz ve umudumuz kaybederiz. Bazen de bir ilham, bir şans gelir, büyükçe bir kısmı tek seferde hallederiz. Bazen başkaları da yardım eder. Bazen tek başımızayızdır. Kimileri ortadan başlar, kimileri önce çerçeveyi yapar. Bazısı da blok blok ilerler, sonra birleştirir. Önemli olan puzzle’a bir an önce bitmesi gereken bir dert gözüyle bakmamak. Önemli olan, süreçten zevk almak ve sürece güvenmek. Ne kadar hata yapsanız da, yorulsanız da, parçalar/renkler ne kadar birbirine benzese de devam ettiğiniz takdirde o puzzle’ın biteceğinden eminsinizdir. Çünkü bitince neye benzeyeceğini bilirsiniz. Aslında devam ettiğiniz takdirde hayatın da neye benzeyeceğini bilirsiniz ama korku bazen insana bildiklerini unutturur. Sonuç olarak hepimizin bir kutu puzzle’ı vardır. Ondan kurtulamayız. Onu ya kutusundan hiç çıkarmaz, bir köşede tozlanmasını bekleriz ya bir hevesle başlar ama yarım kalmış bir yayıntı olarak ortada bırakırız (ki bu en kötüsüdür) ya da özenle hazırlayıp duvarımıza asarız. tamamını okumak için aysepelikli.com/post/t%C3%BCm-e...
Reklam