Ayşe

Ayşe
@ayseve
İç Mimarlık
İstanbul
İstanbul, 9 Ocak 2005
6 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
"Üzerinde yaşayanların barbarlığına rağmen güzelliğini korumayı başaran böyle bir şehir yok yeryüzünde. Ama nereye kadar kendini koruyacak, ondan emin değilim."
Sayfa 415 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
Reklam
Ama bunca yıldır baktığım cinayet vakaları, insan denen mahlukun her türlü vahşeti, her türlü kötülüğü, her türlü alçaklığı yapabilme kudretine sahip olduğunu göstermişti bana. Evet, insan için dibin de dibi vardı. Söz konusu olan kötülükse, sonsuz bir esneme yeteneğine sahiptik, sınırları alabildiğine genişletebilir, derinleştirebilir, büyütebilirdik. O yüzden insan yapar Evgeniacım, tam da bize göre bir iştir bu, sadece hayvanları, bitkileri, toprağı, suyu, gökyüzünü değil, en yakınındaki dostlarını da yok ederek yaşar insan diyebilirdim ama moralleri daha fazla bozmanın şu anda hiçbir yararı yoktu.
Sayfa 332 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
Bazı insanlar bize iyi gelir; gülüşleri dünyamızı aydınlatır, sesleri içimizi ısıtır, bakışları yaşama sevinci verir. Bazı insanlar şifadır Nevzat Bey. İnanın abartmıyorum, böyle insanlarla karşılaşmak büyük şans. Şimdi anlıyorum bu kadar iyi görünmenizin nedenini.
Sayfa 239 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
"Yüzünde kendiyle barışık insanların mütevazı mutluluğu vardı."
Sayfa 242 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
Tümüyle haklıydı, belki eskiden de berbat bir yerdi dünya, belki eskiden de bu kadar bencil, bu kadar acımasız, bu kadar aptal, bu kadar cahildi insanlar ama bu kadar cüretkar değillerdi. İnanmasalar bile bilgiye kıymet veriyorlardı, vicdanlı olmanın öneminden bahsediyorlardı, merhametli olmak gerekir diyorlardı. Haklı olmanın, adil olmanın, fedakar olmanın bir anlamı, bir değeri vardı. Oysa şimdi insanlık barbarlık dönemine geri dönmüştü. En kıymetli şey güçtü, güce sahip olmaktı. İster zenginlikle, ister siyasetle, ister dinle, ister futbolla, ister çalarak, ister uyuşturucu satarak, isterse öldürerek elde edilmiş olsun hiç fark etmez, güce sahipsen bütün kapılar sana açılıyordu. Üstelik kimsede bu saltanatı, bu kudreti, bu zenginliği nasıl elde ettin diye sormuyordu. Çünkü gücün pazarlayıcısı cehalet olmuştu, onu kıymetli hale getiren ise ahlaksızlıktı.
Sayfa 186 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
Reklam