İkimizin de ihtiyaçları birbirinden tamamen farklıydı; benim ilgimi çeken bir şey seni kesinlikle etkilemez ya da tam tersi sana masumca gelen şey benim için ayıplanacak bir şeydir ya da tersine senin için sonuçsuz olan bir şey beni ölüme götürebilir.
Evlenmek, bir aile kurmak, çocuklarını kabullenmek, onları bu belirsiz hayatta desteklemek ve hatta biraz da yönlendirmek benim fikrimce bir insanın çıkabileceği en yüksek zirvedir.
Benim için üç ayrı dünya mevcuttu: birincisi, sadece benim için oluşturulmuş ama asla tam olarak uyamadığım kurallara tabi bir köle olarak içinde yaşadığım dünya; ikincisi bana tamamen uzak olan senin de içinde yaşadığın, yönetmekle meşgul olduğun, kurallar koyup bunlara uyulmadığında sinirlendiğin bir dünya; üçüncüsü ise herkesin mutlu mesut yaşadığı, kuralların ve yükümlülüklerin olmadığı bir krallık..