-ne bu dünyaya ne de öbür dünyaya aitti sanki; apaçık görünenlerle sadece görünmez olmayıp öyle de kalması gerekenlerin ortasında bir yerlerde, dünyevi olanla, dünyevi olmayanın arasında bir boşluk gibiydi.
“Bir tarafımız hep kırık kalacak belki ama ihtimal bir kafiye tutturabiliriz. Bütün yorgunluklarımızı yekdiğerinde dinlendirebilir yazdıralım mı, birbirimize sığınabilir, iki ayrı ırmağın delicesinde değil bir ırmağın derininde akabiliriz.”
“Ne Setterhan Zehra'yı gördü o esnada ne de Zehra Setterhan'ı. Hatırlamak ve tanımak kadar görmek de zaman işiydi besbelli. Onun da düğümü kaderde kilitliydi.“