"benim cefakâr yarim, şu hayatta bana katlanabilecek tek insan, kaç bin yıllık İstanbul'umun en güzel kadınlarından biri, Romalılardan bana miras kalan sevgili, Evgenia'm.."
semtlerin eski isimleri unutuluyor, şehir hızla geçmişinden koparılıyor. Oysa şehirler de insanlar gibidir, geçmişlerini unuturlarsa, tarihlerinden koparılırlarsa kişiliklerinden de koparılırlar. Hiçbir özellikleri kalmaz. Birbirine benzeyen, sıradan insanlar gibi olurlar. Oysa İstanbul sıradan bir şehir değil.