“Bak Momo,” derdi, “ne oluyor, biliyor musun? Bazen insanın önünde upuzun bir cadde uzanır. Öyle uzun ki, insan sonu hiç gelmeyecek sanır.”
Beppo bu kadarcık laftan sonra bile bir süre önüne bakarak susar, sonra devam ederdi:
“O zaman acele etmeye başlarsın. Gittikçe daha çok acele edersin. Her önüne baktığında yolun hiç de kısalmamış olduğunu görürsün. Daha hızlı ve daha gayretli çalışırsın; sonunda nefesin kesilir, gücün tükenir. Ve cadde hâlâ önünde upuzun durmaktadır.”
Bir süre daha düşündükten sonra sözünü sürdürürdü:
“İnsan hiçbir zaman bütün caddeyi birden düşünmemeli, anlıyor musun? Yalnızca bir sonraki adımı düşünmeli, bir sonraki nefesi, bir sonraki süpürge darbesini.”
Sonra yine durup düşünürdü:
“Bundan zevk alırsın işte. Bu önemlidir; o zaman görevini iyi yaparsın. Böyle olması gerekir.”
Ve yine bir süre sustuktan sonra eklerdi:
“Birden fark edersin ki, adım adım bütün caddeyi süpürmüşsün. Nasıl olduğunu anlamadan.”
Başını sallayarak sözlerini tamamlardı:
“İşte önemli olan budur.”
Bu bölüm, insanın hayat karşısında bunalmamasını anlatıyor. Momo içindeki Beppo’nun söylediği şey aslında şu:
Hayatta bazı hedefler, sorunlar ya da sorumluluklar gözümüzde çok büyür. Mesela:
sınavlar,
gelecek kaygısı,
iş yükü,
kilo verme süreci,
uzun vadeli hedefler…
Hepsine aynı anda bakınca insan yoruluyor ve “Bunu asla bitiremem” hissine kapılıyor. Beppo da bunu “upuzun cadde” ile anlatıyor.
Verdiği mesaj şu:
Bütün yolu düşünürsen korkarsın.
Sadece bir sonraki adımı düşünürsen ilerlersin.
Küçük küçük devam edersen, fark etmeden yol tamamlanır.
Yani:
“Her şeyi bir anda çözmeye çalışma. Şu an yapabileceğin küçük adıma odaklan.”
Aynı zamanda hayatın sadece “yetişmek” olmadığını da söylüyor. Sürekli acele eden insan hem yoruluyor hem yaptığı şeyden zevk alamıyor. Ama adım adım