“Hoşunuza gitmese de söylemek zorundayım ki İngilizler çoğunlukla biçimsiz ve sıradan görünümlüdür, Ruslar ise güzel olanın hemen ayırdına varırlar ve güzelliğe düşkünlükleri vardır. Ama ruh güzelliği ile kişiliğin orijinalliğini ayırt edebilmesi için kişinin bizim kadınlarımızdan, hele de genç olanlarından çok daha özgür, daha bağımsız, her halükârda en azından daha fazla tecrübe sahibi olması gerekir. Miss Polinanin ise -bağışlayın ama söyleneni geri alamazsınız- sizi şu Des Grieux denilen alçağa yeğlemesi için, buna karar verebilmesi için çok ama çok uzun bir süre geçmesi gerekir. Polina size de değer verebilir, sizin dostunuz olabilir, yüreğini size açabilir ama her şeye rağmen kalbinin kralı o alçak, rezil ve ucuz tefeci Des Grieux olacaktır.”
“Doğru, tutkunun büyüğü vardır, küçüğü vardır, aynı ölçüde değildirler, hepsi bir denilemez. Bu iş orantılıdır, görecelidir. …
İnsanlar birbirlerine karşı resmi davranışı bir tarafa bırakıp açık ve şeffaf davranyorsa bu en iyisidir. Üstelik insanın kendini anlatmasının ne anlamı var ki? Çok işe yaramaz ve sonuçsuz bir uğraş!”