yaşlanmış nefretler dinmek bilmez dedikleri de doğrudur, hem edebiyatta hem de yaşamda bu sık sık kanıtlanır ama doğrusunu söylemek gerekirse bu durumda nefret yoktu ki yaşlanmış olsun,
Her eylemimizden önce o eylemin tüm sonuçlarını öngörmeye, ilk olarak kesin sonuçlarını, sonra kuvvetle muhtemel sonuçlarını, sonra gerçekleşmesi mümkün olanları, sonra da hayal edilebilir olanları ciddi ciddi hesaplamaya kalksak, yerimizden bile kımıldayamayacağımız da doğrudur.
Zayıflığımızı göstermek istemediğimizde böyle yaparız,iyiyim,deriz ama aslında ölüyoruzdur,halk arasında buna kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek denir.