Okuduğum kitapların sayfa sayısı, yazarı, wattpadden çıkması, yerli veya yabancı klasikler olması benim o kitaba karşı ilk bakışımı asla değiştirmez. Kısacası hiçbir kitaba önyargıyla yaklaşmam. Yani bir kitap klasikse mükemmel; wattpad, genç kurguysa ergen veya kötü değildir benim için. Çünkü okuduğum bir kitabın sonunda “aman ne boş kitapmış” da desem, mutlaka onun benim hayatımda ya da iç dünyamda bir artısı olduğunu hissederim ve bilirim. Bazen bazı kitapları 500-600 sayfa okuyup kapağını kapattığımda onu zihnimin sonsuzluğuna uğurlarken, birkaç ay sonra o kitap hakkında soru sorulduğunda kitaptan bahsedemediğim de çok olmuştur ama bazen de 50 sayfalık bir kitaptan “acaba hangi alıntıyı paylaşsam” diye deli gibi sayfalarını tekrar tekrar karıştırıp, o bana yetmeyen sayfalar içinde kaybolup durduğum da bir gerçektir. İşte bu kitap da onlardan biri oldu.