"İnternet ve cep telefonlarının olmadığı bir çağda büyüdüm. Biz sabahtan akşama kadar dükkan gezerdik. Plak dükkanları. Tramvaya atlayıp Grünerløkka'daki Voices'a giderdim. Sahaflarda ikinci el çizgi romanları karıştırırdım. Kültürün objeler aracılığı ile yayıldığı bir dönemde büyüdüm. Ilginç objelerdi çünkü, onların arasında yaşayabilirdik. Kaldırıp bakabilirdik, elimizde tutabilirdik. Benim büyüdüğüm dünya artık yok."
Joachim Trier'in Dünyanın En Kötü İnsanı filminden.