kısaca, o denli ileri gitmek istiyorum ki, yapıtlarımı görenler “bu adam çok derinden hissediyor, sevecenlikle hissediyor” desinler - sözde kaba sabalığıma karşın ya da belki de onun yüzünden.
içimizden geçen düşünceler dışardan görünüyor mu ki? insanın ruhunda koca bir ateş yanıyor olabilir, ama hiçbir zaman kendi kendisini ısıtamaz onunla; gelip geçenlerse yalnızca bacadan çıkan cılız dumanı görürler ve yollarına devam ederler. şimdi bak, yapılması gereken şu: içindeki o ateşi körüklemeli kişi, kendi kendine yeterli olmalı, büyük bir sabırsızlıkla, ama yine de sabırla birinin gelip o ateşin yanına oturacağı – belki de hep orada kalmak üzere – saati beklemeli.