Ormandaki Kalpsiz Ceylan – Mine Söğüt | Ceylanın Kalbi, Masalın Yarası, Güzel Olan İyidir Yanılsaması
Masallardaki İyi-Kötü Çatışması Düzleminde Bir Mine Söğüt Masalı İncelemesi
Klasik masallar, Pamuk Prenses ya da Külkedisi, bize çok eski bir kuralı öğretir: "İyilik güzelliğe yazılır, kötülük çirkinliğin alnına kazınır." Pamuk Prenses’in bembeyaz teni, kan kırmızısı dudakları, masumiyetini simgelerken; üvey annenin güzellik takıntısı kıskançlıkla kirlenmiş, kötülüğe dönüşmüştür. Masal evreni uzun yıllar boyunca çocuklara şu mesajı fısıldamıştır: “İyiliğin yolu güzellikten, kötülüğün yolu çirkinlikten geçer.”
Mine Söğüt’ün Ormandaki Kalpsiz Ceylan’ı klasik masal evrenini bir tur döndürmüş, rastgele bir yerde durdurup bir pencere açmış ve bu pencereden görünenler, yüz yıllık masalların iyilik kötülük kavramlarını kökten sarsmış, 'Güzel olan iyidir, çirkin olan kötüdür.' yalanını ortaya çıkarmış.
Masal, hepimizin bildiği Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalında olduğu gibi prensesi öldürmeye kıyamayan avcının, ceylanın kalbini çalmasıyla başlar. Ancak bu sefer işler farklıdır. Çünkü Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, kadını güzelliğiyle kutsayıp edilgenliğe mahkûm ederken Ormandaki Kalpsiz Ceylan, öznenin kendi varoluşunu ve arayışını, masalın merkezine yerleştirir. Burada Kalpsiz Ceylan yine güzeldir, ama güzelliği iyiliğinin kanıtı değildir. Hatta kalbinin olmayışı, güzellik ile iyilik arasındaki o “geleneksel bağı” koparır. Kalpsizlik bir eksiklik değil, kendi varlığını kurma biçimi olarak karşımıza çıkar. Pamuk Prenses bekleyen özne iken, Kalpsiz Ceylan kendi masalının sorusunu soran bir figürdür.
Pamuk Prenses’te üvey anne kötülüğün bedenlenmiş hâlidir, kıskançlıkla ve bencillikle tanımlanır. Kalpsiz Ceylan’da ise kadın figürleri tek boyutlu değildir; kıskançlık