Cesar'ın ve İskender'in, en büyük işleri başarırken, tabii ve bundan ötürü gerekli ve makul zevkleri bol bol taktıklarını görünce, buna ruhu gevşemek demem; tersine, o zor işleri ve yorucu düşünceleri dinç bir yürekle günlük hayatın bir parçası haline sokmak, ruhu sağlamlaştırmaktır derim
Tabiat bir ana gibi davranmış bize: istemiş ki ihtiyaçlarımızı gidermek zevkli bir iş içinde olsun üstelik: aklımızın istediği şey, iştahınızın da aradığı şey olsun
İnsan düşünce ile görür ve duyar; her şeyden faydalanan, her şeyi düzene sokan, başa geçip yöneten düşüncedir ;geri kalan her şey kör, sağır ve cansızdır.
Kanunlar doğru oldukları için değil, kanun oldukları için yürürlükte kalırlar . Kendilerini dinletmek akıl dışı bir güçten gelir, başka bir şeyden değil. Mistik olmak işlerine gelir.
Felsefenin amacı erdemdir; bu erdem de, medresenin söylediği gibi, sarp, yalçın ve çıkılmaz bir dağın başına dikilmiş değildir. Ona yaklaşanlar, tersine güzel, bereketli ve çiçekli bir ova içinde görürler onu. Orada erdem yine her şeyden yüksektedir; fakat, yerini bilen olunca, ona gölgeli, çimenli, güzel kokulu yollardan, güle söyleye, göklerin kubbesi gibi rahat ve dümdüz bir inişle varılabilir.