Aysima

Uykusuzluk, yetersiz beslenme ve çeşitli zihinsel stres gibi durumlar, sakinleri belli şekilde davranmaya itse de son tahlilde tutsağın ne tür bir insana dönüştüğü, kamp etkisinden ziyade içsel bir kararın sonucudur. Temel olarak herhangi bir insan, bu koşullar altında bile zihinsel ve ruhsal olarak neye dönüşeceğine, ne olacağına karar verebilir. İnsan onuru toplama kampında bile korunabilir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tutsakların çoğu bir tür aşağılık kompleksinden mustaripti.Biz hepimiz, bir zamanlar "birisiydik" veya kendimizi öyle sanıyorduk. Şimdi ise bize tamamen hiçmişiz gibi davranılıyordu. İnsanın içsel derinliğine ilişkin bilinci daha derine, daha manevi şeylere bağlıdır ve kamp yaşamı tarafından sarsılmaz fakat tutsaklar bir yana, özgür insanlardan kaçı bu bilince sahiptir ki?
Daha önce insanın kendisi ve yakın arkadaşlarını hayatta tutması ile ilgili olmayan her şeyin nasıl değer kaybettiğinden bahsetmiştim. Her şey, bu amaç uğruna feda edilebiliyordu. İnsanın kişiliği, benimsediği tüm değerleri tehdit eden ve onu şüpheye düşüren bir zihinsel karmaşaya sürüklenmesine neden olan bir noktaya sürüklenebiliyordu.
Bir benzerlik kurmak gerekirse, insanın acısı gazın hareketine benziyordu. Belli miktarda gaz, boş bir kutuya pompalandığında kutu ne kadar büyük olursa olsun onu tamamen ve eşit dağılım göstererek doldurur. Aynı şekilde ıstırap da ister küçük ister büyük olsun insan ruhunu ve bilincini tamamen doldurur. Bu yüzden de insan ıstırabının "boyutu" tamamen görelidir
Bir mizah duygusu geliştirme ve olayları mizahın ışığında görebilme çabası, yaşama sanatında ustalaşılırken öğrenilen bir hile gibiydi. Istırabın hüküm sürdüğü toplama kampında bile, yaşama sanatını uygulamak yine de mümkündü.