José Mauro de Vasconcelos
Şeker Portakalı yediden yetmişe herkesin okuyabileceği, yalın dili ve akıcı anlatımıyla edebiyat tarihinin en görkemli şaheserlerinden biri. Kitabın içeriğindeki çocuksu anlatım hem kendisini sıkmadan ilerlemenizi sağlarken hem de diğer bölümler için merak unsuru uyandırıyor.
#spoiler
#Zeze 5 yaşında oldukça meraklı ve araştırmayı çok seven hareketli bir çocuk. Okumayı bile erkenden kendi başına öğrendiği için okula 1 sene erken gitmek zorunda kalıyor. Ailesi fakir olan Zeze, hareketleri yüzünden mahallede şeytan diye anılır. Çevresinden ve ailesinden büyük şiddetler gören Zeze, sırlarını dikmiş olduğu bir portakal fidanına anlatmakla yetinir. Nerdeyse bütün gününü bu portakal fidanıyla geçirir Zeze.
Portekizli bir adamla tanışan Zeze, başlarda büyük nefret duyduğu bu adamla zaman geçirince artık ona iyiden iyiye ısınmaya, adamı kendi babası yerine koymaya başlar. Hatta bir gün Portekizliye gelip babasından kendisini istemesini, çocuğu gibi ona bakmasını ister.
Bir tren kazası ile Portekizliyi kaybeden Zeze artık insan içine çıkmak istememektedir. Kalan tek dostu şeker portakalı bile artık ömrünü tüketmek üzeredir.
Yazar bu eserde ailelerde sevginin büyük önem taşıdığını, yabancı bir adamın bile büyük sevgi göstermekten hiç çekinmezken ailelerin ve çevrenin sevgiden kaçınmasını eleştirmektedir.