Kendimi bu konuda eğitmiştim; daha doğrusu kaderimi sevmeyi ister istemez kabullenmiştim. Ama şimdi, senin sayende ve senin bana sunduğun yuva sayesinde bir seçeneğim olduğunu biliyorum. Her zaman yalnız olacağım ama bir farkla, hem de ne müthiş bir farkla, seçeneğimin olması farkıyla. Amor fati - kaderini seç, kaderini sev.
Bana verdiklerini hafife alma Josef. Dostluğun değerini, benim anormal olmadığımı anlamamın, dokunabilen ve dokunulabilen biri olduğumu anlamamın değerini hafife alma.
‘’Tuhaf ama tam şu anda, hayatımda ilk kez yalnızlığımı olanca derinliği ve çaresizliğiyle ortaya koyduğum şu anda yalnızlığım dağılıp gitti. Bana kimsenin dokunmadığını sana söylediğim an bana dokunulmasına ilk kez izin verdiğim andı. Olağanüstü bir andı, devasa bir buz kütlesi çatlayıp yarıldı sanki.’’
‘’Bu bir paradoks!’’ dedi Breuer. ‘’Yalnızlık sadece yalnızken var. Paylaşıldığında eriyip gidiyor.’’