Tabii bilmiyorlardı sayısını unuttuğum kadar insanın hayatını mahvettiğimi. Bilmiyorlardı annemi, babamı kahrettiğimi. Bunlar bir yerlerde suç olmalı! Bir yerlerde insanları hapse atıyor olmalılar, başkalarını öldüresiye üzdükleri, derin mutsuzluklara ittikleri için. Belki cinayetlerin değil ama intiharların azmettiricileri olduklar için cezalandırılması gerekir birilerinin.
Herkes birilerini bir yere kapatıp seyretmek
istiyor. Onun için popcorn satılıyor dünyanın her yerinde. Seyrederken yemesi zevkli olduğu için... Ve bizi de iste böyle kapattılar bir fanusun içine. Görünmez sınırları olan Faşistan ülkesine sürdüler.
Ama gelmedi... Sadece biz. öyle hissettik... İnsanların ileride bizi nasıl terk edeceklerine, yalnızlığa mahkûm edeceklerine dair bir işaretti bu. Biz anlayamamıştık o zamanlar ama kurulmuş olan tuzak buydu. Ölene kadar toplumdan sürülmüş olarak yasamak. Ölene kadar Faşistanda yaşamaya zorlanmak!
Hiçbir zaman ümit etmedim. Umutla tanışmadım. Eğer mutsuzluk, istediğini bulamamaktan, hayalini gerçekleştirememekten kaynaklanıyorsa sıradanlaşır. Sadece adı kalır. Güler geçerim sınavlarında başarılı olamadıkları için ağlayan gençlere, sevdikleri terk ettiği için intihar eden kadınlara. Kolay mı bu kadar tanımak mutsuzluğu hayatın karanlığında?