Düşündüm her şeyi. Kaybettiklerimi... Bir gece, çok sarhoşken değer verdiğim nadir insanlara nasıl hakaretler yağdırıp gittiğimi düşündüm. "Bitiyorum" dedim kendime.
Belki de bittim.
Artık Cassandra ananas ve muzların yanında bizi de taşıyordu. Kinyas ve Kayra'yı. Dünyanın en yalnız adamlarını... Dünyanın sonuna, dünyadan önce giden adamları....
Kayra hiçbir şey olmamış gibi içki içiyor ve yazıyordu. Sarsılması mümkün olmayan bir ruha sahipti. En büyük sarsıntıyı zaten kendisini tanımaya başladığı gün yaşamıştı.