Sevişin. Yorum yapmadan. Kayıt kuyut koymadan. O ‘an’ın huzuruna kabul edilmeyi beklemeden öpüşün. Yürüyün, yürüyün, yürüyün. ‘An’ı beklemek için durmayın. ‘An’lar, zaman içinde geri götürür sizi. İçinde bulunduğumuz ‘an’ı dondurarak geçmişe kaçarız. O ‘an’ı, şimdiyi dondurarak, geçmişin bir parçası haline geliriz. Zamanla birlikte akın, durmadan yürüyün.
Başka bir bilinç düzeyinde, türlerin yaşamı bağlamında düşünebilecek olsak (bireysel açıdan kendi gözümüzdeki itibarımız azalacak olsa da), hayat ve evrenle daha bir bütünleşmiş olurduk.