"Ölümü sadece sükûnetle, bir son olarak düşünüyorum. Ölümün hayatı engellemesine izin vermeyi reddediyorum. Ölüm yalnızca onu tanımlamak için hayata girmeli."
Senin uğruna fedakarlık yaptığın halde elde edemediğin şeylerin bir başkasına kolayca gelişini görmek nasıl da acı verici. Ulaşamadığın o şeyin yokluğu kafanda bitmek bilmezmişcesine döner durur. Düşünmemek adına meşguliyet aradığın o anlarda düşüncenin ağırlığından başka bir işe yönelemez hale gelirsin. Bütün bunlardan kurtulmak için kendini kandırmaya yarayan o birikmiş umutlarından vazgeçmekten ve içinde bulunduğun durumu kabullenmekten başka çaren kalmaz. İşte o zaman seversin yalnızlığı. Bir zamanlar neşeyi arzuladığın gibi acıyı da arzular hale gelirsin. Anlarsın en sonunda 'her şeyin sonu acıyla beraber biter.'