Biz bu hayata sürgün yiyerek değil, kutsala ve sonsuz ruha ibadet etmeyi öğrenmek üzere Tanrı’nın masum yaratıkları olarak geldik. Hayatın güzelliğine bakarak içimizdeki gizli sırları aramak için buradayız.
Kötülüğü kötülüğe ekleyip bunun yasa olduğunu söyleyebilir miyiz? Yozlaşmaya karşı daha büyük bir yozlaşma yaratarak savaştığımızda buna yasa diyebilir miyiz?
Bitkiler topraktaki elementlere beslenir, koyunlar bitkileri yer, kurt koyunu avlar ve öküz kurdu öldürürken aslan öküze ziyafet çeker, ama sonunda ölüm aslana galip gelir.
İnsanoğlu acaba kıyamet gününe kadar kendi sınırlarının kölesi olarak mı kalacak? Yoksa zamanla özgürleşip ruhu ruh olarak mı yaşayacak? İnsanlık hep mi aşağıya ve geriye bakacak? Yoksa kafatasları ve dikenler üzerine düşen kendi bedeninin gölgesini görmesin diye gözlerini güneşe mi çevirecek?