SendekendindençoködünverdinBrannon'ınvârisi.Biz,onuhatırlayanlaronundaimkânıolsaaynıseçimiyapacağınıbiliyoruz.OakwaldBrannon'ıdaonunvârisinideaslaunutmayacak.
Aelin sırtını dikleștirip ağaçlara, karlı rüzgâra göz gezdirdi.
Dryad. Rowan'ın aradığı sözcük buydu. Ormanperisi.
Aelin "Bedelin nedir?" diye sordu. Şimdi sesi daha gür çakıyordu.
Nihayet Dryad yanıt verdi. Dahaiyibirdünya.Bizimiçinbile.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Parlayan yıldızların altında zirveleri karla kaplı dağların olduğu bir dünyadan geçti. O dağlardan birinin üzerinden geçti. Orada kanatlı bir erkek göbeği iyice şiş, gebe bir dişinin yanında o yıldızlara bakıyordu.
Onlar Fey'lerdi. Fakat Aelin'n dünyası değildi bu. Aelin bir elini uzattı. Onlara işaret verebilecekmiş gibi. Kendisi görünmez bir güç beneğinden ibaretken ona bir șekilde yardim edebileceklermiş gibi...
Akıl almaz ölçüde güzel, kanatlı erkek başını onların yıldızlı göğünden hızla geçen Aelin'a çevirdi. Selam verir gibi bir elini kaldırdı. Karanlık bir güç parlaması nazik bir yaz gecesi gibi Aelin'a çarptı. Saldırı amaçlı bir güç degildi bu. Amacı onu yavaşlatmaktı. Bir duvar, bir kalkan. Aelin'ın içinden hızla geçtiği. Fakat güç onu yavaşlatmıştı. O kanatlı erkeğin gücü onu tam da gerektiği kadar yavaşlatmıştı.
Aelin o Fey erkeğinin dünyasından sessizce kayboldu.
Manon "Buraya gelmemizin nedeni.." diye söze girdi. Sesi şehir duvarlarındaki herkesin kendisini ișitebileceği kadar gür çkıyordu. "... Aelin Galathynius'a verilen sözü tutmak. Onun bize söz verdiği șey için savaşmak."
Darrow sessizce "Neymis o peki?"
Manon gülümsedi. "Daha iyi bir dünya."
"Lütfen. Sana yalvarıyorum. Gitmen için sana yalvarıyorum Lysandra."
Lysandra başını dikleştirdi. "Diğer müttefiklerimizden kaçmalarını istemiyorsun."
"Çünkü diğer müttefiklerimize âşık değilim."
Elide elini nazikçe uzattığında Lorcan nefes bile almadı. Elide parmaklarını onun parmaklarına doladı. "Seni seviyorum," diye fısıldadı. Lorcan uzanıyor olmasına sevindi. Yoksa o sözler karşısında dizlerinin üzerine yıkılırdı. O an bile Elide'ın önünde eğilesi vardı. Yaşlı, hınzır kalbinin gerçek sahibi karşısında.
"Seni Vernon'dan ve ilken'lerden beni koruduğun andan beri seviyorum," diye devam etti Elide. Gözlerindeki ışık Lorcan'in nefesini kesti. "Senin muharebe meydanında olduğunu işittiğimde tek yapmak istediğim sana bunu söylemekti. O an önemli olan tek șey buydu."