Sine

Zalimler için tek yol cehennem.
Kıyamet günü zalim, (Sırat Köprüsü üzerinde) zulmettiği insanla karşılaşır. Zalim, zulmettiği kişiyi, mazlum da kendisine zulmedeni tanır. Zulme uğrayıp da hakları ellerinden alınanlar, zalimlerden haklarını almadan ayrılmazlar. Öyle ki, zalimlerin ellerinde mazlumlara ödeye ödeye iyiliklerinden hiçbir şey kalmaz. Ellerinde mazlumlara ödeyecek iyilikleri kalmayınca, (bu kez ) mazlumların günahları onlardan alınıp (ta hak yerini buluncaya kadar ) zalimlere yüklenmeye başlar. Bu hesaplaşma sonunda zalimler, cehennemin en aşağı ve derin ( azap) çukurlarına atılırlar.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Reklam
Peygamberlik ve Çobanlık
Peygamberlik ve çobanlık... İlk bakışta hiç de birbirleriyle uyumlu görünmeyen iki görev gibi gelir. Gerçekte ise çok yakın ve benzer tarafları vardır. Çobanlık bir çeşit rehberlik değil mi ? Çoban, sürüsünü tehlikelerden uzak tutar, kurtlardan korumaya çalışır. Sürüsünü bereketli ve verimli otlaklara ve suya götürür. Yasak bölgelere girmesini de önler. Özetle, bütün hayatını sürüsüne adar, bu görevi süresince de birçok nimetlerden mahrum bırakır kendini çoban. Peygamberler de öyle... İnsanları tehlikelerden korumak için uğraş vermişlerdir; şeytan gibi kurtlar onları kapmasın diye. İnsanlara; "ipi boğazına sarılıp istediği yerde oylamak için başıboş bırakılmadıklarını" söyleyip uyarmışlardır. Onların huzuru için çırpınmışlar, çile çekmişler , işkenceye göğüs germişler ve zorluklara katlanmışlardır. Bu uğurda birçok dünya nimetlerinden de kendilerini yoksun bırakmışlardır.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Efendimiz(sav), çocukluğundan beri az yerdi. Acıkmadan yemez, tam doyacak tarzda yemekten de sakınırdı. Bunun vücut sağlığına büyük yararı olduğunu bilirdi. Müslümanlara da tıka basa yememelerini tavsiye ederdi.
Sayfa 79·Kitabı okudu
"Üzülme! Her şeyin ve herkesin hakiki sahibi Allah'tır. Kimsesizlerin de...Çaresizlerin de...Yetimlerin de...Sakın kimsesiz kaldım, diye tasalanma! Nice yetimleri büyüttü O. Nice çaresize çare buldu. Sadece O'na inan ve güven. Seni de darda bırakmayacak, Seni de besleyip büyütecektir!"
Sayfa 69·Kitabı okudu
MEKKE ve MEDİNE
Medine'de hayat, Mekke'den çok farklıydı. İnsanları bir başka sıcakkanlı , şehir bir başka güzeldi. Mekke, iki dağ arasına sıkışmış kalmış, susuz, bağsız ve bahçesizdi. Medine ise, bağlı bahçeli ve suyu boldu. Küçük küçük göletler ve kuyular vardı orada.
Sayfa 66·Kitabı okudu