" Her kim bir yetimin başını silerse (okşar, temizlerse), elinin değdiği her saçın teline karşılık ona kıyamet günü bir nur olur ! "
...Yine bir gün orta parmağı ile baş parmağını yan yana getirdi ve aralarını açıp kapayarak; " Ben ve yetime bakan kimse cennette şöyleyiz! " buyurmuştu.
Çok konuşmayı sevmezdi.Konuştuğunda da hep güzel ve hayırlı şeyler söylerdi. Hayatı boyunca değişmeyen ilkelerinden biriydi bu. Bir gün; "Ey Allah'ın Resûlü ! Dillerimizin söylediklerinden sorumlu olur muyuz ? " diye sorulunca; "İnsanları, cehenneme yüzüstü düşürecek olan şey dillerinden başkası değildir. Kim Allah'a ve ahirete inanıyorsa ya hayır söylesin, ya da sussun..." buyurmuştur.
"Essebebü ke'l -Fâil (bir işe sebep olan yapan gibidir)" sırrınca müminlerin, yaptıkları ibadet,iyilik ve işledikleri tüm hayırlardan kazandıkları sevapların bir mislini her an hesenât defterine eklenmesi ile "o tek şahsiyet-i Muhammediye (sav), yüzer milyon , belki milyarlar abd-i Muhsin (iyilik yapan ve ibadet eden kul) kadar külli bir ubudiyete ve füyuzata (manevi bolluk ve berekete ) mazhar bir makam "kazanmış olması da bu övgüyü hak ettiğinin en açık kanıtı...
Sayfa 51 - Muhammed, sözlükte “Övülmeye değer olan, en güzel huylara sâhip kimse” anlamlarına gelir.·Kitabı okudu