Reşehât sahibi der ki: "Hoca Ubeydullah Ahrâr'ın sözünden şu manayı çıkardım; "Tefekkür eden kişi kendisinin, Allah'ın & isim ve sıfatlarının zuhur ve sonsuz fiillerinin sudur ettiği şekilde yaratıldığını; zahirde ise kendisinden çıkan bütün sıfat ve fiillerde hakikatte başkasına ait olduğunu bilmelidir.Bu şekilde tefekkür (düşünen) kişi neşelenir."
"Yâri düşünerek sen de neşelendir gönlünü, İçin içine sığmayıp gül gibi aç göğsünü."
"Ey Allah'ım! Bize istikamet bahşet,
Dünyada doğruluk gibi mutluluk olmaz. "
"Dosdoğru ol, elde etmek istersen keramet
Ki istikametten iyi, hiç keramet olmaz."
"Bir kul ki olmazsa kendinden tam fâni,
Hiç onda görünmez tevhidin alameti.
Vahdette bulunmaz ikilik sende hululî,
Yok, ol, yürü var istekli isen O'nu bilmeyi."
Ömer b. Abdülaziz kürsüde şöyle demiştir:
"Muhakkak ki her seferinde için azık hazırlanır. Öyleyse sizde dünyadan ahirete olan seferinizde takvâyı azık edinin."
İlk yerine koyma şifresi Jül Sezar tarafından kullanıldı. Normal bir alfabenin üç harf ileri kaydırılmış bir şekliydi bu. Normal alfabedeki a harfi için üç harf ilerideki d harfi kullanıldı, b harfi e oldu vs. Bu sistem Sezar'ın şifresi olarak ünlendi.