b. d dinc

b. d dinc
@b2684

b. d dinc

, bir kitap okudu
3/10
·352 syf.·
2024 71. kitabı
Aşkın Nur Karataş
8/10 · 151 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
3/10
·400 syf.··
2024 70. kitabı
Yazarın Araf serisinden sonra bir şans daha vermek isteyerek başladığım kitap olur kendileri. Keşke riske girmeseydim diyorum şu an. Kitapta neden şöyle bir anlatım var: "Yataktan kalktım. Banyoya gittim. Saçımı yıkadım. Saç kurutma makinesini elime aldım. Fişe taktım. Saçımı kuruttum. Dalgalı bir hale getirdim." dim, dim de dim dim... Ya da şöyle "Nikolay restauranta girdi. Peşinden gittim. Garson hemen hemen yanımızda bitti. Benim sandalyemi çekmeye çalıştı. Nikolay onu durdurdu kendisi çekti. Oturmamı bekledi. Oturdum. Ben oturdum o da geçip karşıma oturdu. Garson geldi. Siparişlerimizi aldı. Nikolay bana baktı." dım dım da dım dım... Editörler ne iş yapıyor? Ya da kim son okumayı yapıyor? Kimse neden işini yapmıyor? Kimse neden şu anlatıma bir el atalım bir tuhaf olmuş, tövbe estağfurullah demiyor. Üstelik bu kız Arap kökenli bir kız olacakken neden gayet Avrupayi ya da Amerikalı gibi davranıyor? Kökenlerine girmenin ne anlamı vardı o zaman? Tatildeyken kaçırılan herhangi bir vatandaş olsaydı kendisi? Üstelik tamam kaçırıldıktan sonra yaşadığı şey elbette hoş değil ancak madem böyle bir olay yaşadı biraz psikolojisini okusaydık daha mı iyi olurdu sanki? Sürümcemelerine az da olsa yer verilseydi? Bir de bu kız neden böyle kendi içinde çelişkili... Önce diyor ki; yemek yemeliyim, kaçmak için güç toplamalıyım. Bir sonraki öğünü koyuyorlar önüne, bu kez ne olursa olsun bu adamların yemeklerini yemeyeceğim diye kendi kendine atarlanıyor. Sonra kız Nikolay'ın kıyafetlerini giyiyor giyebileceği bir şey olmadığı için o an. Bu adamın kıyafetlerini giyimekten nefret ettim ancak başka ansım yoktu diyor. Sonra gidip kıza kıyafet alıyorlar, bu kezde diyor ki bana aldığı kıyafetleri giyip, beni adamlarına sergilemesine izin vermeyeceğim. Hayır yani anladığımız kadarıyla alınan
Soğuk - Kar TanesiAşkın Nur Karataş · Parola Yayınları · 2021184 okunma
8/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2024 88. kitabı
ilk kitaba göre iyiydi bence... Bu içinde rahatsız edici unsurlar yok demek değil tabi ama sanırım benim kırmızı çizgim yine ezik büzük kadınlar. İlk kitapta Rika delirtmişti beni. Kızı resmen yerden yere vuruyorlardı, sonra Rika hazırlan partiye gidiyoruz... Ve bizimki ördek yavrusu gibi peşlerinde atlılarmıdır neyse onların. Deli olmuştum hiç birine "Ya sen kimsin be! Bi s..r git!" diyememesine. Ancak burada bir Banks var ki ilk kitaptan kalan tüm o sinirimi yatıştırmakla kalmadı ayrıca Rika'ya bile benim için çok güzel ayar verip durdu. Kitap Demon'un intikamını almasını beklemekle geçti ve nihayet o anlar geldiğinde, "Bu mudur be?" dedim durdum ama yine de yazarın kalemi bence iyiydi ki kitaptan kopmadım, okurken sıkılmadım. Gabriel'e verip veriştirdim (kendisi Banks'ın babası olur), arada Banks'e abisine bağlılığı yüzünden çok kızamadım tabi bazı şeyler biraz rahatsız edici olabildi zaman zaman gerdi beni. Kitapla ilgili en büyük eleştiri Kai'nin, Demon gölgesinde kaldığıydı ama bende öyle bir etki bırakmadı. Kai okumayı sevdim üstüne üstlük Demon'ın hikayesini de delicesine merak etmeme sebep oldu tabi. Kitapta mantıksızlık yok muydu peki elbette vardı. Buradan sonrası biraz spoiler olabilir.... Siz bu adamın, yani Demon'ın intikam almak için beklediğini biliyorsunuz. O kadar imkanınız var madem üstelik değil ülkeyi şehri bile terk etmediğini düşünüyorsunuz eeee tutun bir kaç adam? Arasınlar Demeon'ı? Üstelik saklanabileceği yerlerde, belli ki nerelerde gezindiği de ortada (yani sizin etrafınızda cirit atıyor adam?) Bir de iletişimsizlikleri öldürdü beni... Kai, neredeyse tüm hikaye boyunca Banks'i Demon'a aşık, saplantılı bişi sandı durdu da yıllardır Demon ve Banks'in kardeş olduğunu bilen Michael ağzını açıp "Yok o iş öyle değil." demedi ya delirdim. Neymiş
SığınakPenelope Douglas · Dex Plus · 2023332 okunma