Boşuna gürültü etmeyiniz.... Ne deseler hemen inanıveriyorsunuz... Hiç Erenköy'ü tarafına gitmediniz mi ? Koskoca ovalar, kırlar, göz alabildiği kadar denizler... İşte dünya o değil mi ? Bunun neresi yuvarlakmış... Gözüme mi inanayım ? Size mi ?
Hiçbir sağlam bilim temeline dayanmaksızın hemen her gün düşünce ve üslup bakımından aynı bayağılıkla tekrarlanan adi şeyleri kötü bir alışkanlıkla okuyorlar. Bu bayağı yazıların okuyucuları ilk bakışta anlaşılmayan bir tamlamaya, yabancı gelen yeni bir şiveye, anlaşılması bir zihin gücü harcamaya bağlı olan bir cümleye rastlamaktan adeta korkuyorlar.
Gezegen kız kardeşleri içinde yerküremiz tam gençlik çağındadır. Herkesin annesi, sonsuz uzayın karanlıkları ve güneşin nurları arasında neşeyle yuvarlanarak ulaştığı ömrü hamdolsun bugüne kadar ağız tadı ve sağlık ile geçirdi. Şimdi bazı şüpheciler tehlikeli bir hastalık -daha iyimser düşünenler- çabuk anlaşılamaz hafif bir nezle geçireceğini haber veriyorlar...
20 Nisan 1910 - Hüseyin Rahmi