İnsan hakları çağı en çok zenginlere yaradı. Devletlerin siyasi hak ihlalleri son yıllarda görülmemiş bir ilgi görürken, maddi eşitlik taahhüdü sessizce ortadan kalktı. Maddi eşitlik taahhüdünün yerine, ekonomik liberalleşme baskın güç olarak ortaya çıktı.
Gafletli ehl-i dünya ise, yalnız hayat-ı dünyeviyeyi düşündüklerinden, bütün hissiyatıyla ve ruh u kalbiyle şiddetli bir surette hayat-ı dünyeviyeye ait mes'elelere sarılır. Ve o mes'elede ona yardım edene kuvvetli yapışır. Ve hakikat nokta-i nazarında beş paraya değmeyen ve ehl-i hak ona on para kıymet vermeyen mes'elelere, divane olmuş elmasçı bir yahudinin beş paralık cam parçasına beş lira fiat verdiği gibi, beşyüz lira kıymetindeki vaktini o mes'eleye hasreder.
Lem'alar - 155
İnsanların yanlış yetiştirilmesi. Aslına bakılırsa,yüzyıllardır islam’ın asli kaynaklarından doğan düşünceleri anlamayışımızın bir sonucu olarak çocuklarımızı yanlış yetiştiriyoruz.Düşmanımız eğitimli,küstah ve pervasız. O Müslüman ülkeleri teker teker hakimiyeti altına alırken biz gençlerimize nazik olmayı , sineği dahi suizanda. Bulunmamayı kaderine razı olmayı, itaatkârlığı tüm iktidarlar Allah’tan olduğu için tüm otoritelere itaat etmeyi öğretiyoruz.
Ahlaksızlık,esaret ve zulmün kol gezdiği bir dünyada gençlere boyun eğmeyi,sakın kalmayı ve itaat etmeyi öğütlemek kendi halkının köleleştirilmesine ve baskı altına tutulmasına işbirlikçilik etmek değil midir?