Anneyle olan füzyonel ilişkiden babayla olan idealleştirme ilişkisine yavaş yavaş geçilmektedir. Bu noktada baba, anne olan füzyonel ilişkiye geri gitme arzularının ortaya çıkardığı tehlikelere karşı koruyucu bir işlev üstlenmektedir. Borderline Kişilik Bozukluğu Ahmet Ertan Tezcan
Ben babamın "bana bile muhtaç olma" Diyerek büyüttüğü kızıyım o zar gerekirse yedi bile gelecek
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
DEĞERLİ DOSTLAR CUMA GECESİ HÜRMETİNE OKUMUŞ OLDUĞUM YASİN 📖 MÜLK 📖 VAKIA 📖 CUMA 📖 NEBE 📖 SÛRELERİNDEN VE DİĞER SÛRELERDEN ZİKİRLERDEN HASIL OLAN SEVABI HASENATI EVVELA PEYGAMBER EFENDİMİZ S.A.V BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM EHL-İ İMAN VE İSLÂM KARDEŞLERİMİZİN AHİRETE İRTİHAL ETMİŞ ANA BABA ATA AKRABA VE TAALUKATLARININ RUHLARINA HEDİYE EDİP BAĞIŞLIYORUM CENABI HAK KABUL BUYURSUN KABİRLERİ NUR MEKÂNLARI CENNET OLSUN 🤲 ŞEFAAT EDENLERİ RASÛLALLAH S.A.V OLSUN 🤲 AMİN
Zannedersem sizi çok ilgilendirmeyecek, ama büyüklerin sözüyle "Dinlemesini bilen en aptaldan bile bir şeyler öğrenebilir" cinsinden bir hadise anlatmak isterim... 6 senelik telefonumun ilk arıza çıkarmasıyla ön ve arka camını tamir ettirdim. Üzerine artık sekerat halinde olan pilini de değiştirdim. Kullanmaya başlayınca gördüm ki, pil yine şarj tutmuyor ve ekranın arkası yine kırılmış. Artık yeni bir telefon almak icap etti. Kendi kendimi "Oğlum sen zaten sürekli telefon merakı olan bir adam değilsin. Bi telefonu da 6 sene kullanabiliyorsan bu iyi bir süredir. Zaten içki, kumar, zina gibi kötü alışkanlıkların da yoksa artık sen iyi bir telefonu hak ediyorsun. O zaman bir telefon almak vaktin gelmiştir." diye motive eyledim. Tabi insan bir şey yapacaksa en büyük yardımcısı kendisi oluyor. Ama tabi bunu almak yada almamak bir mevzu değil, asıl mevzu benim kalbimde olandır. Onu da şöyle hissettim: Kızım bana dedi ki: "Baba telefon alacağın için heyecanlı mısın?" Evet heyecanlıydım. Lakin bir yanımda üzüntülü. Üzülme sebebim ise "Böyle ufacık şeyler için" heyecan yapmış olmamdan kaynaklanıyor. Yaşım bayağı büyüdü, tecrübem arttı, o kadar okuduk, daha çoğunu dinledik, nasihat edip nasihat aldık ama geldiğimiz noktada nefsimiz bir adım ileri atamamış. Kalbimiz halen olgunluğun kafasına erememiş. Yani bir şeyler büyümüşken en önemli şey olan kalbim yerinde halen çocuk olarak saymış. Buna üzülmeyeyim de neye üzüleyim... Tabi bunu çocuğum evladım elbette anlamamıştır. Ama siz anlayabilirsiniz. Siz de benim gibi eksikliğini -kalbin büyümemesi- hissedebilirsiniz diye yazıyorum. Peki bunları neden anlattım? Öylesine anlatmak istedim sadece. Nefsin beni nasıl çepeçevre kuşattığını görün, şeytanın benle nasıl oynadığını görün ve bunlardan ibret alın diye de olabilir. İşte dünya
İnsan ve Duygular
annemin sağduyusu, babamın şeytanlarını almışım yanıma. içimde savaş belli, biri galip gelir alır alkışı bu duvara. bur'da deniz hâlâ mavi, ah, ve geceler hâlâ lacivert.
Kaç yaşında olursa olsun, düştüğünde çocuğunu kaldıracaksın. Gücün ne kadarına yeterse yanında olacak, yargılamadan yaralarını saracaksın. Bunu yapamıyorsan kendine “anne, baba” demeyeceksin.
Duygu ve Düşünce