Kitap 1984, Otomatik Portakal gibi distopik kitapların babası sayılıyor. Anlatımı biraz daha farklı buldum bir çok yerde anlamakta zorlandığım ruh durumları oldu fakat cümleyi anlamsız bulsanız bile sayfanın genelini okuduğunuzda anlatılmak isteneni anlamış oluyorsunuz. Diğer kitapların aksine size ortamı baştan anlatarak vermiyor sizi direkt o distopik şehrin içine atıyor ve zamanla ne olduğunu anlatıyor... Açıkcası beklediğimden çok farklı bir anlatım tarzı olduğunu kabul etmeliyim. İçeriği ise “Tek Devlet” altında toplanan tek bir milletten bahsetmek de... İsim olarak numara kullanıyorlar(D-503 gibi) ve her şeyleri belli bir zaman çizelgesi içinde (yemek yeme, uyuma , cinsel birliktelik...) oluyor. Deneyimlenmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum, keyifli okumalar️
Eskiden bilmezdim, şimdi biliyorum , siz de biliyorsunuz: gülüşler farklı renklerde olurlar. Gülmek içimizdeki patlamanın sadece uzaktan gelen aksisedasıdır, belki bayram gibi renkli, kırmızı, lacivert, altın roketler gibidir, belki de insan bedeninin havaya uçan parçacıklarıdır.
Öleceğinize inanır mısınız? Evet, insanoğlu ölümlüdür, ben bir insanım: buradan... Hayır, o değil: bildiğinizi biliyorum. Bense şunu soruyorum: bu sayfayı tutan parmakların günün birinde sararıp, buz gibi olacağına inandınız mı, kesinlikle inandınız mı, aklınızla değil vücudunuzla inandınız mı, hissettiniz mi?
HAYIR: kesinlikle inanmıyorsunuz ve bu yüzden bugüne kadar onuncu kattan kaldırıma atmadınız kendinizi, bu yüzden hala yiyorsunuz, sayfayı çeviriyorsunuz, tıraş oluyorsunuz, gülümsüyorsunuz, yazıyorsunuz...
Peki mutluluk ne? Ne de olsa arzular acı vericidir, öyle değil mi? Ve artık hiçbir arzu olmadığında, tek bir arzu olmadığında mutluluk vardır, bu açık.