Birdenbire kendimizle ilgili hissettiğimiz hata ve eleştiri oklarını başkalarına fırlatırız. Kendimizden ne kadar utanır ve koparsak başkalarında da aynı şeyi o kadar çok görürüz. Değerli, güvenli, iyi bir insanmış gibi hissedebilmek için kendimize ben onlar gibi değilim, deriz gerçekte özümüzde aynı hatalara sahibizdir oysaki.
Biz ne kadar utanç içindeysek egomuz da gelecekte utanacağımız veya daha derin bir acı duyacağımız durumlardan o kadar kaçınmak ister. Ego bir daha incinmeyeceğinizden emin olma çabasıyla bariyerler kurar çünkü her pozitif değişim fırsatında, başarısızlık acısı ihtimali de vardır.
Çocuklukta gelişen ego, bilinç altımızda yaşayan ebeveyn figürlerimizin, arkadaşlarımızın, yakın çevremizin ve daha geniş çevremizin kişiliğimiz ya da öz kimliğimiz dediğimiz bize aktardığı inançlar ve fikirlerle oluşturulur. Ego inançları durup dururken ortaya çıkmaz, yaşanmış deneyimlerle temellenirler.