Hilafetin ilgasını hızlandıran süreçte, Kurtuluş Savaşı boyunca sürekli karşımıza çıkan iki örüntüyü görmek mümkündür: Bunlardan birincisi, Mustafa Kemal dışındaki Milli Mücadele liderlerinden habire su yüzüne çıkan muhafazakârlıklarıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yunus Nadi’nin Yeni Gün’ünün satırlarından:
"Osmanoğullarının bir p.çi olan Vahdettin'i masum hayvanlara benzetmenin bile küfür olduğundan dem vuran yazının başlığı, son Osmanlı padişahını İngiliz ajanlığıyla suçlamaktadır. Görüldüğü gibi, yüz sene önce de Türk basınında gürültü kaliteye ağır basmaktadır
Milli Mücadelecilerin fitne ve fesatla suçlanması çok şaşırtıcı değildir; Osmanlılar 500 yıldır işlerine gelmeyen her durumda bu bozgunculuk kartını oynamışlardır zaten.
O dönem başkaları tarafından namzet gösterilip seçilmek mümkün olduğu için, haberi olmadan mebus olan çoktur. Bunların bir kısmı istifa etmektedir; zira mebusluk, bugünkü gibi dolgun maaş, devlet ihaleleri ve Meclis imkanları değil, ateşten bir gömlek demektir.