"Herkes bir gün ölecek" diyordu konuşan kişi sakin, düz bir tonlamayla. "Her insan mutlaka ölümle karşılaşacak. Bu dünyada hiç kimse ölümsüz değildir. Ve öldükten sonra hiç kimse yargılanmaktan kaçamayacak. Her insan öldükten sonra işlediği günahların cezasını en şiddetli şekilde çekecek."
Bankta oturmaya devam ederek bu sözleri dinledim. Bu ıssız dağ başında, böyle bir yerleşim bölgesinde Hıristiyan misyonerliği yapılması ne tuhaftı. Burada yaşayanlar birkaç arabası olan varlıklı insanlardı. Muhtemelen hiçbiri işlediği günahlar için kurtuluş beklentisinde değildi. Ya da öyle miydiler? Maddi gelir ve statünün, günah ve kurtuluşla bir ilgisi var mıydı ki?
Dershaneye gidip sınava hazırlanmak yerine kütüphaneye giderek kalın romanlar okudum. Bizimkiler orada üniversite sınavına hazırlandığımı düşünmüşlerdir herhalde. Aman, ne yapayım! Matematiğin temel prensiplerinin peşinden gitmek yerine Balzac'ın tüm romanlarını okumak çok daha zevkliydi.
O günün üzerinden çok zaman geçti. Çok tuhaf bir şey; göz açıp kapayana dek yaşlanıyor insan. Bedenlerimiz geri dönüşü olmayan şekilde anbean bozuluyor. Gözlerimizi kapayıp bir süre sonra tekrar açınca pek çok şeyin yok olup gittiğini anlıyoruz. Gece yarısı esen şiddetli rüzgâra kapılıp her şey -adı ister bilinsin ister bilinmesin- ardında tek bir iz bırakmadan uçup gidiyor. Geriye kalan tek şey belli belirsiz hatıralar sadece. Hayır, hatıraya da güvenilmez. O zaman bize gerçekten ne olduğunu kim net bir şekilde ifade edebilir ki?
Herkesin sevgi dilinin ne kadar farklı olduğunu ama 5 temel konuda buluşabileceğini anlatıyor kitap. Bence güzel kendime çok notlar aldım.. Uygularım.. Okuyun okutun...
5 Sevgi DiliGary Chapman · Sistem Yayıncılık · 200612,5bin okunma