İnsan türü olarak diğer tüm canlılardan daha az korunaklıyız. Olası salgın hastalıklar karşısında devasa bir hedef kitleyiz. Düşünsenize, bizden milyarlarca var. Sürekli hareket, birbirimizle temas halindeyiz. Üstelik kırılganız. Sadece fiziksel açıdan iyi olmak yeterli değil; ruhsal bakımdan da iyi olmamız gerekiyor, sağlıklı kalabilmek için
İş hayatının artan talepleri kadınlar için mevcut şartları daha da zorlaştırıyor. Toplumsal ve kurumsal bazda cinsiyet eşitliği sıkça dillendirilse de kadına biçilen roller kolay kolay değişmiyor. Çalışan kadınlar ve eşleri arasında adaletli bir iş ve sorumluluk dağılımı yok. Çoğu kadın tüm ev işini, çocuk bakımını yalnız başına omuzlamak zorunda kalıyor. İş yerinde biten mesaisinin ardından evdeki mesaisi devam ediyor. Erkekler ise eşleri tarafından zorlanmadıkça ev işlerinden uzak durmaya çalışıyorlar. Bu durum kadın için daha fazla iş yükü ve stres anlamına geliyor.