Bahar Kaplan

Puan vermedi·424 syf.··
2025 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 19:38
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda bile içinden çıkamazsınız; Gurur ve Önyargı benim için öyle bir kitaptı. Okurken bir yandan dönemin ruhunu, bir yandan insan doğasının zamansız yönlerini hissettim. Doğrusu, kitabın başlarında karakterlerin çokluğu beni epey zorladı. Her sayfada yeni bir “Mr.”, yeni bir “Mrs.” beliriyor, kim kimdi diye geri dönüp bakarken buluyordum kendimi. Bir ara hepsine kendi kafamdan isimler versem mi diye bile düşündüm. Fakat sayfalar ilerledikçe bu karışıklığın yerini, yavaş yavaş karakterlerin iç dünyasına duyulan bir merak aldı. Austen’ın kalemi, zarif ama keskin. Özellikle Elizabeth ve Darcy arasındaki çatışma… Gururun önyargıyla, sevginin akılla savaştığı o ince çizgi o kadar güzel anlatılmış ki, insan okurken hem gülümseyip hem de içten içe sarsılıyor. Mrs. Bennet’in abartılı telaşları, Mr. Bennet’in alaycı sakinliği, o dönemin kadınlarına biçilen rollerin arasında sıkışmış bir zarafet hissi… Her biri çok tanıdık, çok insanca. Jane Austen’ın hayatını okuyunca bu satırların ardındaki duyguyu daha iyi anlıyorsunuz. Sevdiğine kavuşamamış, duygularını kaleminin ardına gizlemiş bir kadın… Belki de bu yüzden, kitaplarında hep bir umut var. Sanki “ben yaşayamadım ama karakterlerim yaşasın” der gibi. Her ne kadar klasikler bazen ağır gelir dense de, bu kitap öyle değil. Aksine, yumuşak bir melodi gibi. Kimi zaman tebessüm ettiren, kimi zaman kalbinizin bir köşesine dokunan bir zarafet taşıyor. Belki de bu yüzden yıllar geçse de okunmaya, konuşulmaya devam ediyor. Kitapla ve muhabbetle kalınız...
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·83 syf.··
2025 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2025 22:52
Tolstoy bu eserinde insanın ölümle yüzleşmesini ve aslında nasıl yaşaması gerektiğini sorgulatıyor. İvan İlyiç, hayatı boyunca toplumun onayını kazanmaya, düzenli ve saygın bir hayat sürmeye çalışıyor; fakat ölümle karşılaşınca tüm bunların ne kadar boş olduğunu fark ediyor. Kalabalıklar içinde olmasına rağmen derin bir yalnızlık hissediyor; dostlukların, ilişkilerin ve mutluluğun aslında ne kadar yüzeysel olduğunu anlıyor. Hastalığıyla birlikte hem bedenen hem ruhen tükenirken, sonunda bir uyanış yaşıyor; ölümü kabullenirken yaşamın gerçek anlamını buluyor. Tolstoy’un sade ama derin anlatımıyla, insanın en temel korkusu olan ölümü bir arınma ve hakikati fark etme süreci olarak göstermesi bu kitabı zamansız kılıyor bence. Kısacık ama insanın içini titreten, kalabalığın ortasında bile insanın ne kadar yalnız kalabileceğini hissettiren bir eser.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2025 55. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 18:11
Abdülcelil Candan’ın Ömür Boyu Davet kitabı, İslam’da davet sorumluluğunu ele alan ciddi bir çalışma olsa da, bazı yönleri tartışmaya açık. Kitap, teorik ve pratik örneklerle daveti ele alıyor; sahabe örneklerinden modern düşünürlere kadar geniş bir perspektif sunuyor. Ancak bazı bölümlerde fikirler tekrara düşüyor ve uzun paragraflar okuyucuyu yorabiliyor. Kaynak kullanımı geniş ama alıntılar bazen yüzeysel; derinlemesine analiz eksikliği hissediliyor. Bu da kitabın akademik bir değer taşırken aynı zamanda okuyucuyu düşündürme ve yönlendirme gücünü bir miktar sınırlıyor. Modern iletişim araçlarına dair bölümler olumlu, fakat bu kısımlar da daha somut örneklerle desteklenebilirdi. Yine de kitap, davet meselesine kafa yormak isteyenler için önemli bir rehber niteliğinde. Ama açıkçası, tekrarlar ve analiz eksiklikleri yüzünden okumayı biraz sabır işi hâline getiriyor. İçerik güçlü, ama sunum ve derinlik açısından eksikleri var.
Ömür Boyu DavetAbdülcelil Candan · Nida Yayıncılık · 2021195 okunma
Puan vermedi·283 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 16:22
İbn Hazm bu eserinde insanın ahlaki yönünü, içsel zaaflarını ve bunların nasıl düzeltilebileceğini ele alıyor. Ona göre insanda hem iyi hem de kötü eğilimler vardır ve kötü huylar birer “ruhsal hastalık” gibidir. Kibir, haset, öfke, hırs, gösteriş ya da cimrilik gibi özellikler insanın hem kendine hem de çevresine zarar verir. Bu yüzden insanın en önemli görevi, bu zaaflarını tanımak ve onlarla mücadele etmektir. Kitapta yalnızca sorunlar değil, çözümler de gösterilir. Mesela öfkeye karşı sabır, kibre karşı tevazu, hırsa karşı kanaat, kıskançlığa karşı ise şükür tavsiye edilir. İbn Hazm, bu ahlaki erdemlerin bir ilaç gibi kötü huyları tedavi edeceğini söyler. Ayrıca dostluk, arkadaş seçimi, toplum içinde doğru davranışlar gibi konulara da değinir. Böylece eser, hem bireysel arınmaya hem de toplumsal hayata rehberlik eder. Eserin dili yer yer sert ve kesin olsa da bu, İbn Hazm’ın ahlaka verdiği önemi gösterir. Yanlış gördüğü huyları açıkça eleştirir, fakat amacı yol göstermektir. Kitap, sadece dini öğütler veren bir metin değildir; aynı zamanda psikolojik ve felsefi yönleri de vardır. İnsan ruhunu tanımak, kendi eksiklerini görmek ve daha erdemli bir yaşam sürmek isteyenler için hâlâ değerini koruyan bir kaynaktır. Sonuç olarak İbn Hazm’ın bu eseri, ahlakı kuru bir bilgi olmaktan çıkarıp insanın günlük hayatıyla doğrudan ilişkilendirir. Okuyucuya hem kendini sorgulama hem de kendini geliştirme fırsatı sunar. Günümüzde de insanın iç dünyasına ışık tutabilecek, evrensel nitelikte bir ahlak kitabı olarak değerlendirilebilir. Keyifli okumalar.
Ahlâk ve Davranış Tarzları Nefislerdeki Ahlâkî Hastalıkların Tedavisiİbn Hazm El-Endelüsi · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 201285 okunma
Sevgi ve Sabır En Güçlü Terapidir
Puan vermedi·456 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2025 15:13
Bu kitap, çocukların yaşadığı travmaların onların ruh dünyasına, davranışlarına ve gelişimine nasıl etki ettiğini anlatıyor. Yazar Bruce D. Perry bir çocuk psikiyatrı; kitabında yıllar boyunca karşılaştığı vakalardan örnekler veriyor. Bu örnekler bazen çok üzücü, bazen de umut verici oluyor. Özellikle başlıkta geçen “köpek gibi büyütülmüş çocuk” hikâyesi, ihmalin bir çocuk üzerinde ne kadar derin izler bırakabileceğini çarpıcı şekilde gösteriyor. Kitap, travmaların sadece o anı değil, beynin gelişimini de etkilediğini açıklıyor. Ama aynı zamanda sevgi, güvenli bağlar ve sabırla çocukların yeniden iyileşebileceğini de gösteriyor. Okurken insan hem üzülüyor hem de umutlanıyor. Çünkü her zor hayat hikâyesinde, doğru yaklaşımla iyileşmenin mümkün olduğunu görmek insana umut veriyor. Dil olarak anlaşılır ve akıcı. Tıp terimlerinden çok, günlük hayat örnekleriyle ilerliyor. Bu yönüyle sadece uzmanlara değil, anne-babalara, öğretmenlere hatta çocuklarla çalışan herkese hitap ediyor. Sonuç olarak, “Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk” travmaların derin izlerini ve iyileşme ihtimalini anlatan etkileyici bir kitap. Okuyana hem empati kazandırıyor hem de çocukların dünyasına daha dikkatli bakmayı öğretiyor.
Köpek Gibi Büyütülmüş ÇocukMaia Szalavitz · Koridor Yayıncılık · 202510,5bin okunma