Mümkün olup da bu hapishaneden çıkabilseydim, bütün idamları seyretmeye giderdim. Ama bu olasılığı düşünmekle doğru yapmıyordum galiba. Çünkü kendimi sabah karanlığında bir polis kordonu gerisinde serbest, yani adeta öte tarafta görmek, idamı seyre gelip sonradan kusacak bir seyirci olduğumu düşünmek yüzünden yüreğim acı bir sevinç duygusuyla doluyordu. Fakat mantıklı değildi bu. Kendimi bu gibi düşüncelere kaptırmakla iyi yapmıyordum, çünkü sonradan o kadar çok üşüyordum ki, battaniyemin altında dertop oluyordum. Kendime engel olamıyordum, dişlerim birbirine çarpıyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
... bütün bu uzun cümleler, hep ruhumdan söz edilen bu bitmek tükenmek bilmez günler ve saatler yüzünden bana öyle geldi ki, her şey renksiz bir su halini almaktaydı ve bu yüzden de gözlerim kararıyordu.
... bu davanın benim dışımda görülür gibi bir hali vardı. Her şey, ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu. Kaderim, bana fikir sorulmadan belirleniyordu.