... sürekli ölümle uğraşması, her geçen gün yaşama hazzını ve gücünü yok ediyordu. Yeniden o eski "Neye yarar?" ına savrulmuştu. Nihai düşüş hemen yarın, belki de bugün, bir saat sonra insanı bekliyorsa durmadan sağa sola seğirtmek, şu ya da bu şeye tutkuyla bağlanmak neye yarardı? Sonunda her şey boştu. Sürdüğü hayat gün be gün, ağır ağır ölmekten başka bir şey değildi. Eskisi gibi, gittikçe ağırlaştığını sandığı tik takları dinliyordu. Yüreği artık eskisi kadar hızlı atmıyor, öbür uzuvları da gittikçe tembelleşiyordu. Yakında hiç kuşkusuz hepsi duracaktı. Yaşı ilerledikçe canının böyle uçup gitmesini ürpererek izliyordu. Birtakım parçaları yitip gidiyor, bedeni sürekli çöküyordu.