Bir çocuk mızıklansın, biri kapıları çarpsın, radyo parazit yapsın, sokak satıcıları detone sesleriyle bağırsın, aceleci sürücüler kornalarını sinirli sinirli öttürsün istiyorum.
Çamaşır makinesi homurdansın, musluklar tıslasın, gevşemiş armatürlerden tıp tıp su damlasın, evimi temizlemeye gelen kadın beni hiç ilgilendirmeyen saçma sapan rüyalarını ve kaynanasının bel ağrılarını anlatsın, karşıma geçip... Gündelik yaşamımın, arka planında, farkına bile varmadan alıştığım fon müziği sesleri olmayınca zaman akmıyor, mekân da iki boyuta iniveriyormuş.