"Sen artık hicbir şey istemiyorsun.Senin yerine başkaları istiyor ve sen seni istemelerine bile sesini çıkarmıyorsun, bu bir suç..."
'' Sen özgür olmayı yeterince istemezsen işte o zaman seni ele geçirirler''..Kitabın başlarında okudugum en vurucu cümle budur.
Sen istemedikçe sana hiçbir şey yaptırmazlar. Düsturumuz budur..Şartlar ne olursa olsun sen ne istediğini belli et, kararlı ol,ör duvarını ki insanlar onları aşamayacağını anlaşın.Sınırlarını bilsinler...Aksi taktirde kukla olursun ,ipi eline geçiren oynatır seni.zaman geçmiş bakmışsın ki sen sen değilsin..İçine döndüğünde sen de kendine saygı duymayan birine dönmüşsün..
Barışın içinden karşı tarafa savaşa baktığında anlamsızlığı görmüyor musun.? Kitabın ana karakteri her ne kadar ferdinand olsa da onu tetikleyen,hesaplaşma yaşamasını sağlayan,kafasında şimşekler çaktıran, ampuller yanmasına sebep karısı pauladir..Kitap boyunca söyledikleri ferdinandı güçlendirdi ve bi silkelenip noluyo dedirtti..
Paulanin söylediklerinin altina imzamı atarım. Şu şekilde; neden sen senin ait olmadığın, kesinlikle tarafın olmadığın bir savaş için sırf 3-5 kişi memnun olacak diye,aslında çok da mutlu olduğun o aşamaya getirmek için çabalar sarf ettiğin mutlu hayatına sırt ceviresin ki..Ne için ne uğruna..
"İnsan bir halkın üyesi olabilir; fakat halkı çıldırdıgında kendisinin de çıldırması gerekmez"..itiraz etmeyen ,karşı koymayan herkes suçludur.-Haksızlığa susan dilsiz şeytandır dememiş mi Peygamberimiz...
Her zaman savunurum doğru olduğunu düşündüğüm tezimi Paula dolayısıyla zweig agzindan duymak aklın yolu bir dedirtti..Zaten Zweig'in okuduğum her kitabında beni içine alan, bunu ben yazmalıydım,yazsam ancak nacizane böyle yazardım,yazmaya çalışırdım dediğim satırları oluyor.Yillar sonra elimizden düşürmeden