... ama hiçbir şey, yeryüzünde hiçbir şey çaresizliği, kendinden ümidi kesmişliği, daha hayattayken ölmüş olmayı bu hareketsizlik, şakır şakır yağan yağmurun altında bu durgun ve duygusuz duruş, ayağa kalkamayacak kadar, korunacak bir dam altı bulmak için birkaç adım atamayacak kadar yorgun olmak , kendi varlığına karşı bu olağandışı ilgisizlik kadar sarsıcı bir şekilde ifade edemezdi.
Ben şahsen bir kadının özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılmasını,genellikle alışılageldiği üzere, kocasının kollarında onu kapalı gözlerle aldatmasindan daha dürüst bulurum.