Üstümüzdeki tozu silerdik küçükken mutluluğun o tozda gizli olduğunu bilmeden. Dizi yırtılan pantolonu yamardık kapanan her yama mutluluğa örtülen bir örtü olduğunu bilmeden.
Kanayan her yara için ağlardık acı çekmenin verdiği hazzı bilmeden.
Mutluluk yırtılan pantolonun dizinde, açılan yaranın kabuğunda, silinen her tozun zerresinde kaldı.
Başımızı okşayan teyzenin yüzündeki derin çizgilerde kaldı.
Duvara çizdiğimiz resimlerde, topraktan yaptığımız evlerde kaldı.