Yüreğimin bu korkuya dayanabilmesi, bir an önce sıcak odama dönmek, hayat dolu Anna'yı görmek... morfinime kavuşmak dışında hiçbir isteğim yoktu.
Koşarak ulaşmıştım odama.
Ne saçma. Anlamsız, rastgele bir halüsinasyon.
Gece simsiyah ve sessiz, akıyor. Bir yerlerde çıplak bir orman, ötesinde bir dere, soğuk sonbahar havası. Uzaklar-da çalkantılı, heyecanlı Moskova. Hiçbir şey ilgilendirmiyor beni, hiçbir şey istemiyorum, hiçbir yer çekmiyor beni.
Lambamdaki ışık için için yanıyor; Moskova'da yaşadıklarımdan sonra istirahat etmek, orada olanları unutmak istiyorum.
Unuttum da.
Unuttum.
Masanın üzerindeki elektrikli lambaya alıştım; semaverin altlığına düşen gri kömürlere, soğumuş çaya ve uykusuz geçen onca ayın sonunda gelen uykuya da.