Anlamsız bir şekilde kendi kendimizden efendisi olduğumuza, hayatın bize zevk eğlence için verildiğine inanıyoruz. Oysa bunun ne kadar kötü olduğu gün gibi açıktır. Çünkü bizim buraya gelişimiz, elbette ki birinin isteğiyle ve bir şey için olmuştur. Ama biz,yalnız zevkimiz için yaşadığımıza hükmettik, gayet açıktır ki ,sonumuz da efendisinin emrini yerine getirmeyen işçininki gibi anlamsız olacak."
Zararı dokunmaması, yararlı olması için yemeğin acıkınca yenilmesi gerektiği gibi, insanlara da zararın değil yararın dokunması için ,onlarla içinde sevgi duyduğun zaman ilgilenmelisin.