Ümmet ortak paydasında birleşildiği düşünülen dönemde bile Atay, Arap coğrafyasında Osmanlının kültürel hâkimiyet kuramadığını görür. Kültürel hâkimiyet kuramayan Osmanlının doğal olarak Arap sokağında da güçlü varlık gösteremediğini vurgular. Hatta milliyetçi bir perspektifle Osmanlının Arapları Türkleştireceğine oradaki Türklerin Araplaşmasını hazin bir durum olarak niteler. Bu tarihsel paradoksu ‘Bu kıtaları ne sömürgeleştirmiş, ne de vatanlaştırmıştık’ diye ifade eder. Osmanlının Ortadoğu’daki rolünün Arap aşiretleri arasındaki kanlı çatışmalarda asayişi sağlayan bir tür bekçilik görevinden öteye gidemediğini üzülerek anlatır.