Hayatın oraya buraya saçtığı hüzün parçalarını bulur,özenle saklardı. Başkaları nasıl pul, peçete,madeni para koleksiyonu yaparsa, o da "hüzünler koleksiyonu" yapardı.
Rol yapar insanların çoğu"inanç"söz konusu olunca. Sanki bugünki fikirlerine her zman inanmış gibi konuşurlar. Halbuki öyle değildir işin aslı. Nice mevsimlerden geçer insan büyürken; hem inanç,hem inançsızlık mevsimlerinden. Başka türlü nasıl evrilir ki zihin ?
İster kadın, ister erkek olsun, geçmişinde birden fazla yara izi, gözleri de belli belirsiz bir hüzün ve yalnızlık,ruhunda görünmez kırık çıkılar olan insanlar ilgisini çekmişti hep.