Lasch’in de “Narsistik” ve “Narsistik özellikleri teşvik eden bir toplum” olarak nitelendirdiği toplumumuz duygulanımları gerçek anlamda deneyimlemeyen, mutlu olan değil fakat mutlu görünmesini bilen,üzgün olan değil fakat üzgün görünmesini bilen bireylerden oluşmakta.
Gayet anlaşılabilir bir yanı olan topluluğun dışına itilme korkusu öyle baskın ve yaşamlarımızı hatta kendimizi oluşturma deneyimleme bilincimiz üzerinde öyle derinden etkilidir ki birey çoğu zaman adeta topluluğun içerisinde kalmayı kendisi olmamaya tercih etmektedir.
Olanaklar Dünyası’nda, sık sık yeni olanakların arasında sıkışıp kalan insan, olmayı ya da yapmayı seçtiği ya da seçmediği şeylerden ötürü suçluluk duyar .